More Cool Stuff At POQbum.com

GOOGLE SİTE
ROCK MUSİC - Blogcu



Baykal Kürtçe TV'de böyle çark etti

Cuma, Mayıs 29, 2009 · Kategori: HABERLER

Baykal'dan "U" Dönüşü
Baykal Kürtçe TV'de böyle çark etti
Hakan Göksel'in haberi


CHP Lideri Deniz Baykal 3 Ocak 2009 tarihinde CNN TÜRK televizyonunda yaptığı  özel röportajda hükümetin TRT6 kanalını açmasına sert tepkiler göstermiş; 70 milyon’un parasıyla böyle etnik bir kanalın açılmasını doğru bulmadıklarını ifade etmişti.  Baykal’a göre 70 milyonun parası ile böyle bir girişim ne devletin anlayışına ne de şahsi anlayışına uymuyordu.

Baykal 3 Ocak tarihli seçimden birkaç ay önce yaptığı röportajında şunları söylemişti: “70 milyonun parasını sadece bir kısım vatandaşlarımızın etnik talepleri doğrultusunda harcanması doğru değildir. Devletin bir kurumunun bir etnik çabaya destek olur konumda ortaya çıkması çok yanlıştır.Bu bizim devlet olarak temel anlayışımıza bu benim anlayışıma göre ters düşer.”

Baykal o dönemde tavrını çok net bir biçimde koymuş ve bunun devlet olarak temel anlayışlarına ve kendi anlayışına ters düştüğünü üstüne basa basa vurgulamıştı.

Baykal yine röportajının devamında “Devletin parasının devletin kaynaklarının 70 milyonun parasının sadece bir kesim vatandaşlarımızın etnik talepleri doğrultusunda harcanması doğru değildir.  Yani bizim anlayışımıza göre devlet etnik kör olmamalıdır” demişti.

DENİZ BAYKAL FİKİR DEĞİŞTİRDİ

Baykal dün de Mardin’de NTV televizyonundan Sibel Erdem’e verdiği röportajda, 5 ay önce söylediği sözleri ile çelişecek sözler sarf etti.

Baykal mayınlı arazilerle ilgili incelemelerde bulunmak üzere gittiği Mardin’de konuyla ilgili görüşlerini ifade ettikten sonra bölge için yapılması gereken yatırımları sıraladı.

Bölgeye pozitif ayrımcılık yapılması gerektiğini ifade eden Baykal ‘kimliklerini  kullanmak bakımından tam bir özgürlük tanıyacağız. Devletin elinden çıkaracaksın kendi dillerini kültürlerini istedikleri gibi kullansınlar. Televizyon da yapsınlar gazete radyoda yapsınlar hatta bunlara ekonomik şartlar müsaitse yine destek verilsin. Kimliğini özgürce yaşasın ama Türk milletinin bir parçası olarak kalsın eşit haklara fiilen sahip olarak sözde değil. Bu toplumla kaynaşmasının önü açılsın’ dedi.

Baykal 70 milyonun parası ile etnik talepleri karşılamanın doğru olmadığını belirttiği seçim öncesi konuşmasından 4 ay sonra bölgeye pozitif ayrımcılık yapılmasından bahsetti ve kültürel girişimlerin ve kimliklerin önünün açılmasını gerektiğini savundu.

Baykal özellikle televizyon, radyo ve gazetelerin devlet tarafından desteklenmesini de öngördü. TRT6’nın devlet tarafından açılmasına sert tepki gösteren Baykal’ın sözlerinden 4-5 ay sonra bölgede yaptığı röportajda 70 milyonun parasıyla bölgedeki radyo tv ve gazetelerin özellikle desteklenmesi gerektiğini vurgulaması ve bunu bölge için pozitif ayrımcılık adına yapılması gerektiğini söylemesi dikkatleri çekti. Baykal’daki bu değişimin nedeni merak konusu?

http://www.haber7.com/haber/20090529/Baykal-Kurtce-TVde-boyle-cark-etti.php sitesinden alındı.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Nasreddin Hoca

Salı, Mayıs 5, 2009 · Kategori: EGITIM

NASRETTİN HOCA

Nasreddin Hoca (d. 1208 — ö. 1284),[1] 13. yüzyılda yaşamış bir halk kahramanıdır.

Yazıya geçirilmiş ilk Nasrettin Hoca hikayesi Sarı Saltuk'un hayatını anlatan Saltukname'de bulunmaktadır. Fatih Sultan Mehmet'in oğlu Cem Sultan'ın şehzadeliği esnasında verdiği talimat üzerine Ebülhayr Rumi tarafından Saltukname yedi senelik bir çalışma sonucunda Türk sözlü geleneğinden toplanarak 1480 yılında tamamlanmış ve kitaplaştırılmıştır.

Abdullah Efendi´de başlamış ve tahsilinin sonunda babasının yerine köyünde imamlık yılında vefat ettiği şeklindeki rivayet göz önüne alınırsa, onun, Selçuklular devrinde yaşadığını ve Timur Han ile görüşmediğini dikkate almak gerekir.
Nasreddin Hoca'nın Hayatı ve Kişiliği

Nasreddin Hoca , insanlara doğru yolu gösteren, iyilikleri bildiren, doğruya sevk eden ve kötülüklerden sakındıran bir veli idi. Bu işi yaparken tabiatı icabı kendisine has bir yol tutmuştur. Böylece hakkın anlatılması ve cemiyetteki bozuk yönlerin düzeltilmesi için, meseleyi halkın anlayacağı bir dil ve üslub ile, gayet manidar latifeler halinde kısa ve öz olarak dile getirmiştir. Fıkraları hikmet ve ibret dolu birer darb-ı mesel(atasözü) gibidir. Bu bakımdan adına uydurulan edep dışı ve nükteden uzak bir takım fıkraların onunla bir ilgisi yoktur. Manidar latifeleri önce yakın çevresinde şifahi olarak dilden dile dolaşmış, sonraları gitgide yayılmış ve zamanla bir takım değişikliklere uğramıştır.devamı Bu sebeple onun olmayan bir takım bayağı fıkralar da ona mal edilerek anlatılmıştır. Yapılan ilmi çalışmalar, onun ilim ve edep sahibi bir veli olduğunu, söz konusu sıradan basit fıkraları söylemediğini açıkça göstermektedir. Ayrıca, Nasrettin Hoca´nın efsanevi bir kişi değil, on üçüncü asırda Anadolu Selçukluları zamanında yaşamış salih bir müslüman olduğunu ortaya koymuştur. Çünkü nükteleri, bir insanın başından geçen gülünç hadiselerin ifadesi değil, görünüşte gülünç aslında ince hikmetleri dile getiren, düşündürücü latifelerdir. Ayrıca Türk milletinin zeka inceliğini, nükte gücünü en iyi şekilde yansıtan bu nüktelerin belirli vasfı; Allahü tealanın emir ve yasaklarını latif bir üslup ile bildirilmesidir.

Bu latifelerin toplandığı eserlerden biri, Londra´da British Museum´da. Haza Terceme-i Nasreddin Efendi Rahme başlıklı yazma eserdir. Ancak bu eserdeki latifelerin bir kısmı, onun üslubuna ve nükte tekniğine uymamaktadır. Nitekim eserin sonunda bu durum: "İşte Nasreddin Efendinin kibar-ı evliyadan (Evliyanın Büyüklerinden) olduğuna şek ve şüphe yoktur. Merhumun bu kıssalardan haberi var, yok böyle yazmışlar. Her kim okuyup tamamında bu merhumun ruhu için bir Fatiha bağışlarsa, Hak sübhane ve teala ol kimsenin ahir ve akıbetini hayr eyleye" şeklinde belirtilmiştir. Ayrıca, Nasreddin Hoca adlı eserde başka nüktelerine yer verilmiştir.

Nasreddin Hoca, fert ve toplumu her yönüyle çok iyi tanımış, insanların aile, komşuluk, dostluk, ticari münasebetlerine ait cemiyette gördüğü aksaklıkları düzeltmek ve onlara nasihat etmek maksadıyla nüktelerle dile getirmiş, onları düşünmeye ve doğruya sevk etmiştir. Sosyologlar ve psikologlar, insanı ve cemiyeti tanıyıp, onların çeşitli yönlerini incelemek için onun latifelerinden çok istifade etmişlerdir.

Nasreddin Hoca fıkraları, batı dillerine de çevrilmiş ve bu dillerde Hoca hakkında mühim neşriyat yapılmıştır. Bunlar arasında Pierre Mille´in Nasreddin et son epouse adlı kitabı, Edmonde Savussey´in La Litterature Populaire Turque adlı eserindeki Nasreddin Hoca bölümü, Jean Paul Carnier´in Nasreddin Hoca et ses Histoires Turques adlı eserleri zikretmek yerinde olur. Biliyorum herkes bunu okuyacak ve yazacak.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

zoraki prens-seorin

Cumartesi, Nisan 18, 2009 · Kategori: KORE OYUNCULARI







Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

saraydaki müevher-yonsenga(sarayın rüzgarı-kraliçe)

Cumartesi, Nisan 18, 2009 · Kategori: KORE OYUNCULARI



















Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!

saraydaki mücevher-yule(sarayın rüzgarı-çobia)

Cuma, Nisan 17, 2009 · Kategori: KORE OYUNCULARI




Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

« Önceki ::